görmesini sağlamak ne demek?
Waken, awake smb.
To smth., disabuse, disabuse of.
görme
- Görmek işi, rüyet.
- Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması.
Sight.
Seeing.
Acuity.
Remark.
Vision.
Sehen
Vision
görme açısı
- Bir cismin iki ucundan gelen ışınları gözün görme merkezinde meydana getirdiği açı.
sağlamak
- Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
- Elde etmek, sahip olmak
- Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
- Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
- Tekeffül etmek.
Ensure.
Supply.
Find.
Accommodate.
Accommodate smb.