zoraki anlatmak ne demek?
Cough up.
cough
- Gıcık tutmak
- Öksürür gibi ses çıkarmak
- Öksürük
- Öksürmek
zoraki
- İstemeyerek yapılan
- İstemeye istemeye, istemeyerek, zorla
Constrained.
Far-fetched.
Forced.
Ghastly.
Stiff.
Strained.
Studied.
Forcedly.
zoraki dinleyiciler
Captive audience
anlatmak
- Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek
- İnandırmak, ikna etmek.
- Söylemek, nakletmek
Be enunciative of.
Tell.
Describe.
Explain.
Express.
Report.
Put smth.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
zorakizoraki dinleyicilerzoraki evlilikzoraki geri vermekzoraki satırbaşlarızora başvurmazora binmekzora gelememekzora koşmakzora sokmakzorzor alımzor anlaşılırzor beğenenzor beğenen tipanlatmakanlatmaanlatma yöntemianlatmamakanlatmaya çalıştığın nediranlatanlata anlata bitirememekanlatananlatarakanlatıanlaanla şeyinanladığı dille konuşmakanladımsa arap olayımanlage