uzama parçası ne demek?
- Bk. genleşme parçası
genleşme parçası
- Isınan borunun uzayan miktarını gövdesinde yok eden parça ya da atnalı boru. (omega)
uzama
- Uzamak durumu
- Isıtma ya da çekme ile bir cismin boyca büyümesi.
- Isıtma ya da çekme ile bir cismin boyca büyümesi.
- 50 S ribozamal alt birimindeki P noktasına tutunmuş olan peptit zincirinin uzaması, elongasyon.
- Bir gücün etkisi altında numunenin uzunluğunun artması özelliği.
- Stretch.
- Protraction.
- Extension.
- Strain.
- Elongation.
uzama esnekliği
- Bir telin ya da çubuğun gerici kuvvet etkisinde ve kuwetle oranlı olarak uzaması ve kuvvet etkisi kalkınca eski uzunluğunu bulması süreci.
- Bir telin ya da çubuğun gerici kuvvet etkisinde ve kuwetle oranlı olarak uzaması ve kuvvet etkisi kalkınca eski uzunluğunu bulması süreci.
- Elasticity of extension.
- Zugelastizität
- Élasticité de traction
parçası
- Piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool.