nevaleyi düzmek ne demek?
- Gerekli yiyecek ve içeceği sağlamak, sofrayı hazırlamak.
Elinde yiyecek paketleriyle evin nevalesini düzmüş, geri dönüyor.
R. H. Karay - Sofrayı hazırlamak
To provide the food.
nevale
- Gereken yiyecek ve içecek şeyler, azık
- Talih, kısmet.
- Bağış, ihsan.
- Yiyecek, içecek şey, azık.
Food.
Chow.
Food and drink.
Provisions.
Victuals.
Eats.
nevaleçin
- Yiyecek toplayan, kısmetini alan. (Osmanlıca'da yazılışı: nevale-çin)
düzmek
- Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek.
- Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
- Uydurmak.
- Cinsel ilişkide bulunmak.
Prepare.
Fuck.
Knock off.
Invent.
To arrange.