küçük saç lülesi ne demek?
Kiss curl.
kiss
- Öpmek
- Dokunmak, değmek
- Hafifçe dokunmak
- Bilardoda hafifçe dokunacak surette bilyelere vurmak
- Öpuş öpücük, buse
- Hafif temas
- Çok hafif bir çeşit bonbon
küçük
- Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
- Yaşı daha az olan
- Niceliği az olan
- Niteliği aşağı olan, bayağı.
- Geri aşamada.
- Değersiz, önemsiz
- Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
- Kısık, parlak olmayan(ses)
Small.
Little.
küçük abdest
- Çiş, idrar, hacet.
saç
- Baş derisini kaplayan kıllar
- Kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gaz yuvarı.
- Tüy.
- Kıl.
- Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad.
Sheet iron.
Sheet metal.
Tin plate.
Kink.
Hair (on a person's head.
lüle
- Bükülmüş, dürülmüş şey.
- Tütün çubuğu, pipo, nargile vb.nin ucuna takılan, tütün konulan yuva
- Su akan musluksuz boru
- Osmanlı İmparatorluğu çağında çeşmelere takılan ve belli bir süre içinde belli ölçüde su akıtan boru.
- Yapağı buklesi.
Curl.
Lock.
Ringlet.
Pouffe.
Pouf.