baş almak ne demek?
- Fırsat bulmak.
fırsat
- Uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile
- (Bak: Fursat)
Opportunity.
Chance.
Occasion.
Opening.
Break.
Facility.
Show.
Turn.
baş alamamak
- Meşgul olduğu iş yüzünden vakit ve fırsat bulamamak.
baş alıp baş vermek
- Boğuşmak, savaşmak.
To wage a bitter fight
almak
- Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
- Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
- Birlikte götürmek.
- Satın almak
- Ele geçirmek, fethetmek
- İçine sığmak.
- Kabul etmek.
- Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
- Bk. çevirmek
Take.