anlaşmazlık çıkmak ne demek?
- Bir konuda uyuşmazlık söz konusu olmak: Miras dağılımında üvey annesiyle aralarında anlaşmazlık çıkmış. -C. Külebi.
anlaşmazlık çıkaran
Divisive.
anlaşmazlık
- İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf
- Ihtilâf, niza, münâzaa (bk. çekişme).
Incoherence.
Disagreement.
Odds.
Incompatiblity.
Disaccord.
Discord.
Fight.
Mix-up.
çıkmak
- İçeriden dışarıya varmak, gitmek
- Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
- Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
- Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
- Süresi dolduğunda ayrılmak.
- Yapılmak, yürümek.
- Yetişecek ölçüde olmak.
- Eksilmek.
Exit.
Point.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
anlaşmazlık çıkarananlaşmazlıkanlaşmazlık içinde olmakanlaşmazlık konusuanlaşmazlık tohumuanlaşmazlık tohumu ekmekanlaşmazlıktaanlaşmazlığa düşmekanlaşmazlığa neden olananlaşmazlığın halledilmesiçıkmakçıkmakbeyçıkmaklıkçıkmaçıkma desteğiçıkma durumuçıkma durumu ekiçıkma grubuçıkçık dışarıçıkacakçıkacak olançıkaççıbançıban ağırşağıçıban başıçıban işlemekçıban var