sleigh bell ne demek?
- Atlı kızak çanı
atlı
- Atı olan.
- Ata binmiş kimse, süvari
- Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı)
Equestrian.
Horseman.
Rider.
Mounted.
Horse-drawn.
Riding on horseback.
sleigh
- Özellikle yolcu taşımaya mahsus büyük kızak
- Atlı kızakla gitmek
sleight
- El çabukluğu
- Hüner .sleight of hand el çabukluğu.
- Ustalık, beceri, el becerisi, el çabukluğu, hokkabazlık, aldatmaca
bell
- Yaş etmek. Islatmak.
- Çıngırak veya zil takmak
- Böğürmek, bağırmak (geyikb.)
- Çan şekline girmek
- Kösnüme devresinde geyiklerin çıkardlığı ses, böğürme
- Çan, kampana
- Çan şeklinde herhangi bir şey
- Zil, sıngırak
- Gemide saati belirtmek için çanın vuruş sayısı
- Böğürmek, bağırmak (geyik vb.)