saltanat sürmek ne demek?
- Hükümdarlık etmek.
Rule, reign.
hükümdarlık
- Hükümdar olma durumu.
- Hükümdarla yönetilen ülke
Monarchism.
Reign.
Royalty.
Kingdom.
Sovereignty.
Rulership.
Empire.
Crown.
saltanat süren
Regnant.
saltanat arabası
State carriage.
sürmek
- Yönetip yürütmek, sevk etmek.
- Önüne katıp götürmek.
- Uzatmak, ileri doğru itmek
- Dokundurmak, değdirmek
- Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
- Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
- Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
- Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
- Tutuklunun bu durumunun daha sürüp sürmeyeceği belli süreler içinde Sorgu Yargıçlığınca incelenerek, toplanan kanıtlara göre sanığın salıverilmesine yer olmadığının ve böylece tutukluğun uzamasının belirtilmesi ve uzaması.
- Sürüm işlemi.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
saltanat sürensaltanat arabasısaltanat dönemisaltanat kayığısaltanat vekilisaltanatsaltanat yanlısısaltanata özgüsaltanata veya krala aitsaltanatçısaltansaltasalta durmaksaltaborinasaltamarkasürmeksürmesürme camsürme çekmeksürme hastalığısürme kalaylamasısürmsürmanşetsürsür git devinimsür git hal kuramısür sil yöntemisürasüacsüalsüalpsüarsüb