kılıçla çarpışmak ne demek?
Measure swords.
measure
- Ölçmek
- Ölçü, miktar
- Ölçüsünü almak
- Ölçek
- Her hangi bir ölçü sistemi
- Ölçüm, ölçme
- Derece, mertebe, hudut, had
- Şiir vezni
- Tedbir, yol
- Ölçmek, tartmak, kıymet biçmek
kılıçla kesmek
Saber, sabre.
kılıçla vurmak
Saber, sabre.
çarpışmak
- Birbirine çarpmak, tokuşmak
- Vuruşmak, savaşmak
- Birbirine üstün gelmeye çalışmak.
Battle.
Bump.
Clash.
Collide.
Fight.
Skirmish.
To collide.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
kılıçla kesmekkılıçla vurmakkılıçla yol açmakkılıçla yürümekılıçlamakılıçlama kaçmakkılıçlamakkılıçlayışkılıçkılıç ağzıkılıç alayıkılıç bacakkılıç balığıkılı kılınakılı kıpırdamamakkılı kırk yarankılı kırk yaran kimsekılı kırk yaran memurçarpışmakçarpışmaçarpışma algılamasıçarpışma frekansıçarpışma iyonlaşmasıçarpışma kesidiçarpışçarpışan arabaçarpışılmaçarpışılmak