isabet almak ne demek?
- Vurulmak, yaralanmak.
To be shot, to be struck, to be hit.
isabet etmek
- Nişan alınan yere değmek rastlamak.
Hit, strike, hit upon.
isabet etmeme
Miss.
almak
- Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
- Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
- Birlikte götürmek.
- Satın almak
- Ele geçirmek, fethetmek
- İçine sığmak.
- Kabul etmek.
- Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
- Bk. çevirmek
Take.