yerleşim bölgesi haline getirmek ne demek?
Populate.
yerleşim
- Yerleşme, iskân.
Residential.
Settlement.
Settling.
Inhabitting.
Housing.
Layout.
yerleşim alanı
- Yerleşim merkezi.
Residential area.
bölge
- Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
- Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
- Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
- Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
Region, zone.
Area.
Zone.
Region.
District.
Division.
hane
- Ev, konut.
- Ev halkı
- Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz.
- Basamak.
- Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri.
- Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz.
- Bk. ev
- Ev, mesken, beyt.
House.
Dwelling.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
yerleşimyerleşim alanıyerleşim birimiyerleşim bölgesiyerleşim çevresiyerleşim dışı alanyerleşim merkeziyerleşim sayısıyerleşim sıklığıyerleşim yeriyerleşikyerleşik alanyerleşik alan sınırıyerleşik aynalı ışıtaçyerleşik dekorbölgeselbölgesel anatomibölgesel anestezibölgesel azgelişmebölgesel başkalaşımbölgebölge albölge anatomisibölge başsavcısıbölge denetimiböldürmeböldürmekböleböleçbölek