unhanding place ne demek?
- Boşaltma iskelesi
boşaltma
- Bkz. atılma
- Boşaltmak işi
Emptying.
Discharge.
Unloading.
Depletion.
Dismantlement.
Exhaustion.
Pouring.
Tipping.
unhandiness
- Kullanışsızlık, sakarlık, beceriksizlik
unhandicapped
- Engel olunmamış
- Engel konulmamış
- Ket vurulmamış
place
- Yatırım yapmak; yatırmak (para); vermek (sipariş)
- Kim olduğunu çıkarmak, tanımak
- Görevlendirmek
- Yer, konum, mevki
- Yerleştirmek, koymak; yerini belirlemek; oturtmak
- Ev, işyeri, dükkan
- Küçük sokak veya meydan
- Semt, şehir, kasaba
- Mahal, mekân, mevzi
- Koymak, bir yere koymak, yerleştirmek