tabiiyet ne demek?
- Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma, bağımlılık, bağlılık.
- Uyruk
Fransız tabiiyetine girivermişler o zaman.
S. F. Abasıyanık - Bk. bağımlılık
Nationality.
Citizenship.
Dependance.
bağımlılık
- Bkz. tutsaklık, madde bağımlılığı, tiryakilik
- Bağımlı olma durumu, tabiiyet.
- Psikotrop bir maddeyle merkez
- Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu.
- Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma.
- Kendi kendine yetmezlik.
Dependence.
Inveteracy.
Subjection.
Addiction.
tabiiyetli
- Herhangi bir ülkenin uyruğunda olan, uyruklu.
tabiiyetsiz
- Herhangi bir ülkenin uyruğu olmayan, uyruksuz.
Stateless.