kalınlık ne demek?
- Kalın olma durumu.
- Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut.
Thickness.
Stoutness.
Thick.
Crassness.
Denseness.
Density.
Diameter.
Coarseness.
Deepth.
Deepness.
kalın
- Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı
- Enli ve gür
- Düzlem biçimindeki şeylerde, iki yüz arasındaki uzaklık kendi cinsindekilere göre çok olan.
- Yoğun, akıcılığı az olan.
- Etli, dolgun
- Pes (ses)
- Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık
- Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü.
- Cihâz (bk. çeyiz, donatım).
Thick.
kalınlık ayarı
- Almacın ses bölümünde, kalın seslerin yani alçak yinelenimlerin düzgün alınması için yapılan ayar.
Bass (tone) control.
Tieftonbereich, Bassregelung
Correction des graves, réglage du grave
kalınlık bıçağı
- Kalınlık makinesinde kesme işlemini yapan uzun çelik lamadan özel bıçak.
- Bk. kalınlık bıçağı
Dickenhobelmesser