hasret ne demek?
- Özlem
Vatan ve kardeş hasretini birbirimizde gideriyoruz.
H. TanerHasretimden deli olacak hâle geldim.
N. Hikmet - Ele geçirilemeyen veya elden kaçırılan bir nimete veya kıymetli şeye üzülüp yanmak.
- Iç çekme, inleme, üzüntü, iç sıkıntısı, keder, zahmet, eseflenme, özleyiş.
- Özleyiş. İç çekme. Bir şeyi çok isteyip, arzulayıp ona kavuşamamaktan gelen üzüntü. (Bak: Husr)
Sick.
Sighed-for.
Longing.
Yearning.
Craving.
Hankering.
Nostalgia.
Homesickness.
özlem
- İstek, arzu, meyil.
- Bir kimseyi veya bir şeyi görme, kavuşma isteği, hasret, tahassür.
Longing.
Missing.
Yearning.
Aspiration.
Craving.
Hankering.
Hunger.
Nostalgia.
hasret bırakmak
- Gerektiği anda bir şeyin yokluğunu hissettirmek
hasret çeken
Wistful.