hareket ettirmek ne demek?
Move.
Brisk.
Budge.
Lever.
Manhandle.
Waft.
hareket ettirme
Motivation.
hareket ettirici
Motive, mover.
ettirmek
- İşi başkasının yapmasını sağlamak.
- Sebep olmak.
To cause sb to do sth.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
hareket ettirmehareket ettiricihareket ettirici sinirhareket ethareket etmehareket etmekhareket etmemekhareket etmeyinharekethareket alanıhareket anahtarihareket analizihareket anlayışıhareket bilimihareket çözümlemesihareket dairesihareket dingilihareket dosyasıharekeharekelemeharekelemekharekeliharekesizettirmekettirmeettirmemekettirgenettirgen çatıettirgen eylemettirgen fiilettirgenlikettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemekettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemekettiği yanına kalmakettiğini bulmakettiğini yanına bırakmamak