ön aks kilavuz dingil ne demek?
Leading axle
leading
- Önemli, ileri gelen
- Öncülük eden
- Önde olan, başlıca, ana
- Yol gösterme, rehberlik
- İma
- Rehber olan
- Kurşun ile kaplama veya bölme
- Kurşun çerçeve (pencere için)
- Satır aralarının anterlini
ön
- Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
- Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
- Bir kimsenin ilerisi
- Yakın gelecek zaman.
- Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
- Önce olan, ilk.
- Civar, yöre.
- Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
- Bk. anteriyör
Front.
ön yukarıda tutuş
- Kolların, bibirine koşut ve başa kalkık olarak tutulduğu durum.
Arms held forward-upward.
aks
- Dingil.
- Bkz. akis
- Bk. yansıma
- Karıştırmak.
Stub axle
Axle.
Shaft.
Axlee.
Journal.
Axis.