çözülme ne demek?
- Çözülmek işi.
- Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması.
- Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi.
- Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu
Bütün bu değişmelerin başıboş bırakılması, bir anarşi, bir çözülme hâline gelmesi güzel değildir.
O. S. Orhon - (Derleme. çözülüm, gevşeme) Bir sesin meydana gelişinden sonra, organların eski duruma geçmesi.
Resolution.
Thaw.
Dissolution.
Unfastening.
Disengagement.
Withdrawal.
Rout.
Catabolism.
Break-down.
Disintegration.
Loosening.
Liquefaction.
Melting.
Yielding.
Disconnection.
Decomposition.
Disassociation.
Dissolubility.
Yield.
Lysis.
Defrosting.
Thawing.
Final glide, off-glide.
Détente
çözülmek
- Çözme işine konu olmak
- Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak.
- Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
- Gevşemek, güçsüz kalmak.
- Dağılmak, çökmek
Loosen.
Be untied.
Come loose.
Get loose.
Come undone.
çözülme aşaması
- Ses organının, bir sesin boğumlanması sırasında, «hazırlık» ve «duraklama» aşamalarından sonra girdiği üçüncü aşama.
çözülme enerjisi
- Bk. çözülürü erkesi