substantive ne demek?
- Mevcudiyet ifade eden
- Bağımsız, müstakil
- Dayanıklı
- Sabit, devamlı
- Tözel
- Varlık belirten
- Geçici olmayan
mevcudiyet
- Varlık.
- Var oluş.
- Bk. varlık
- Bk. varoluş
- Mevcutluk, varlık, mevcut ve var olma.
Being.
Entity.
Existence.
Presence.
Actuality.
substantive law
- Hakları tanımlayıp düzenleyen hukuk
- İzari hukuk
- Maddi hukuk
substantively enacted
- Yürürlüğe girmek üzere olan