mevcudiyet ne demek?
- Mevcutluk, varlık, mevcut ve var olma.
- Varlık.
Birinci vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Atatürk - Var oluş.
- Bk. varlık
- Bk. varoluş
Being.
Entity.
Existence.
Presence.
Actuality.
Subsistence.
Thing.
varlık
- Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon
- Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşışu
- Var olan her şey.
- Para, mal, mülk, zenginlik
- Önemli, yararlı, değerli şey.
- İyi yaşayacak kadar geliri yolunda olma durumu, variyet.
- Ömür, hayat
- Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.
- Yüksek frekansları düzenleyerek sesin canlılığını denetleyen bir çeşit frekans düzenleyici devre.
- Bk. aktif
mevcudiyet cidali
- Bk. varolma savaşı
mevcudiyet ifade eden
Substantive