suç ne demek?
- Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
- Yasalara aykırı davranış, cürüm
Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı?
R. H. Karay - Yasaca cezası gösterilen eylem.
Wrongdoing.
Criminal offence.
Abuse.
Crimen.
Debt.
Infraction.
Misdoing.
Criminal offense.
Public offence.
Tortious act.
Trespass.
Crime, public wrong, offence.
Fault.
Offence.
Offense.
Guilt.
Crime.
Wrong.
Blame.
Caper.
Criminality.
Culpability.
Delict.
Delinquency.
Error.
Felony.
Irregularity.
Misdeed.
Misdemeanor.
Misdemeanour.
Transgression.
Infraction pénale
suç aleti
- Suçun işlendiği alet veya suçun işlenmesinde söz konusu olan alet
- Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı.
suç alışkını
- Bir suçtan kesin yargı giydikten sonra, yasanın gösterdiği süre içinde yeniden bir ya da bir kaç suç işleyen kişi.
Relapse, repetition of an offence.
Récidive