pürüzle karşılaşmak ne demek?
Strike a snag.
strike
- Çakmak, yakmak
- Birdenbire aklına gelmek, birdenbire anlamak
- Etki bırakmak, izlenim bırakmak, gibi gelmek
- Saldırı, vuruş
- Yolunu tutmak
- Kök salmak
- Gelip çatmak
- Çalmak (saat)
- Vurmak, çarpmak
- Vurma, çarpma, darbe
pürüzleme
- Yüzey işlemi uygulanacak yüzeye, gerektiğinde pürüzlülük kazandırmak amacıyle yapılan işlem.
Roughing; roughening.
Ébauchage
pürüzlemek
- Bir yapıda sıva katmanlarının daha kolay tutmasını sağlamak amacıyla duvarı pürüzlü duruma getirmek.
karşılaşmak
- Karşı karşıya gelmek, rastlaşmak
- İki sporcu veya iki takım yarışmak.
Come on.
Meet.
Run across.
Come upon.
Fall with.
Drop a cross.
Cross.
Run up against smb.