ittifak ettirmek ne demek?
Confederate.
ittifak etmek
- Anlaşmak, uyuşmak, bağlaşmak
To agree.
To be unanimous.
To be allied.
Ally.
Confederate.
ittifak
- Anlaşma, uyuşma, bağlaşma.
- Oy birliği.
Agreement.
Alliance.
Federation.
Confederation.
Hookup.
Union.
Confederacy.
Accord.
ettirmek
- İşi başkasının yapmasını sağlamak.
- Sebep olmak.
To cause sb to do sth.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
ittifak etmekittifakittifak devletleriittifak devletlerinden biriittifak hakkıittifak halindeittifak ı mukaddesittifak ı müsellesittifakaittifakanittiadittiasittiazittibaittibaenettirmekettirmeettirmemekettirgenettirgen çatıettirgen eylemettirgen fiilettirgenlikettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemekettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemekettiği yanına kalmakettiğini bulmakettiğini yanına bırakmamak