adımlamak ne demek?
- Adımla ölçmek.
- Bir yerde ileri geri gezinmek
Otele geldiğimiz zaman, kumandanı ölüler gibi sarı ve soluk, bel kayışı takılmış, hançeri belinde, tören esvabı ile salonu adımlarken bulduk.
F. R. Atay - Gayesiz dolaşmak.
- Dolaşmak, gezinmek
To pace.
To go apace.
To measure by steps.
adımlama
- Adımlamak işi.
Pacing
Step over
Approaching
adımlamamak
(neg. form of adımlamak) step off, pace off, step out, pace out, walk, pace, step, tread.