presumptive ne demek?
- Muhtemel
- Zan ve karşılaştırmaya dayanan
muhtemel
- İhtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, olası, olasılı, mümkün
- Bk. olası.
- Bk. olası
- (Haml. den) Olabilir. Mümkün. Ümid edilir. Kabil. Me'mul.
Probable.
Likely.
Priori.
Contingent.
Eventual.
Liable.
presumptive address
- Varsayımsal adres
presumptive evidence
- Karine gücünde delil
- Varsayımlı kanıt
- Karine