maruf ne demek?
Kökeni: Arapça
- Herkesçe bilinen, tanınan, belli, sanlı.
Her kapısından çıplak bir baldır uzanan maruf mahalle burnumuzun dibinde değil.
H. TanerBen onların bu ayıplarını yüzlerine vurmakla marufum.
N. F. Kısakürek - Dinî bakımdan uygun görülen, beğenilen, buyrulan.
- Makul, meşru ve makbul olan davranışlar ve ilişkiler.
- Şeriatın emrettiği, uygun gördüğü.
- Tanınmış belli. meşhur ünlü.
- Osmanlıca'da yazılışı: ma'ruf.
- İyilik.
- Ünlü.
- Well-known.
- Famous.
- Ever familiar.
marufat
- Bilinen şeyler. Şeriatın emrettiği hususlar. (Osmanlıca'da yazılışı: ma'rufat)
marufe
- Herkesçe bilinen, tanınmış, belli.
- Ünlü.
- (bkz. maruf)