kaydırmak ne demek?
- Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak
Kocakarı biraz telaşla yüzünden çarşafı kaydırıp yine örtünerek ...
H. R. Gürpınar Scroll.
Dislocate.
Slip.
Slide.
Slip in.
To slide.
To skid.
kaydırma
- Kaydırmak işi.
- Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.
- Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme.
- Bir telin tınlaması devam ederken tele ikinci kez vurulmaksızın tele basan parmağı klavyeden kaldırmadan tel boyunca değişik perdeler arasında kaydırma yöntemi.
- Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi.
- Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek.
Travelling.
Tracking.
Dollying.
Sliding sth.
kaydırma arabası
- Kaydırmayı sağlamak amacıyla alıcının yerleştirildiği tekerlekli araç.
Trolley, camera car (truck), truck, dolly, velocilator, travelling (ABD: traveling) truck, (ABD) doll buggy (a.), goose (a.).
Kamerawagen, Kamerafahrgestell, Fahrstativ, Fahr barer Kamerastander, "Dolly"(-Fahrwagen)
Chariot (travelling, porte-camérà), vélodlateur, voiture travelling, caméra-car, "dolly"