cosset ne demek?
- Çok sevmek, şımartmak
- Annesiz büyütülen kuzu
- Evde zevk için beslenen hayvan.
- Şımartmak, üstüne titremek
çok
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
- Aşırı bir biçimde
Galore.
Great.
Handsome.
Infinite.
Like blazes.
Perfectly.
Power of.
Profu.
cossette
- Küspe
- Pancar dilimi
cossette conveyor
- Küspe konveyörü