cazipleştirmek ne demek?
- Cazip duruma getirmek.
Bütün Beyaz Rus kadınlarından tiksiniyorum.
E. İ. Benice - Karşılıksız olarak vermek, bağışlamak, sunmak
Geçmiş zamanların bize bahşettiği daha mükemmel bolluğu hatırlayacaktık.
Y. K. Karaosmanoğlu
cazip
- Alımlı, cezbeden, çeken, çekici
- Çekme kuvveti, çekici, cazibeli, hoş görünüşlü, dikkati çeken.
- Çekici, ilgi uyandırıcı, albenili.
Attractive.
Appealing.
Attracting.
Catchy.
Alluring.
Catching.
Conspicuous.
cazipleştirme
- Cazipleştirmek durumu.
- Bahşetmek işi.
cazipleşme
- Cazipleşmek durumu.