belagatlı yazı yazma ne demek?
Word painting.
word
- Söz
- Sözcük, kelime
- Lafız
- Lakırdı, laf
- Vaad, söz
- Haber, malumat
- Parola
- Emir, işaret, kumanda
- Gen
- Söylemek, ifade etmek
belagatlı
Eloquent.
belagatli
- Belagati olan.
[belagat] eloquence, fluent and appropriate manner of speaking.
yazı
- Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi.
- Alfabe.
- Harfleri yazma biçimi.
- Herhangi bir harf düzeninde biçim ve sanat bakımından özellik gösteren tür.
- Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü
- Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale
- Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
- Yazgı.
- Düz yer, ova, kır.
- Seslerin harflerle, hecelerle veya resimlerle gösterilmesi.
yazma
- Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez.
- Bu bezden yapılmış
- Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap.
- Kaba kulak hastalığı.
- Yazmak işi, tahrir.
- Elle yazılmış kitap. (Batıda daktilo ile yazılmış sayılar dayazma kabul edilmektedir.)
Lettering.
Write-down.
Writing.
Hand-painted kerchief.